4′te 3 denklemi

dilekneseaciker 1 180x160 4′te 3 denklemi “Türkiye’nin 4′te 3′ü Trabzonspor’un şampiyon olmasını istiyor. Çoğunluğa uymanın da faydaları vardır diye düşünüyorum” Böyle buyurdu geçen yıl Mart ayında Sadri Şener. Bir kamuoyu araştırma şirketinin anket çalışması

sonucu değildi bu elbette. Ancak Fenerbahçelilerin Türkiye’nin 4’te 1’i olduğu gerçeğini kabul etmenin de bir yoluydu. Bu söylem ve ardından açılan bir pankart, Karabük maçı sonrası Bülent Ataman’ın fırlattığı ayakkabı, açıklamaları derken şampiyonluk yarışı sıra dışı bir hal almıştı. Sonrası malum 3 Temmuz. Ve Pazar günü Fenerbahçe – Trabzonspor maçı var. Deplasman yasakları devam ettiği için bordo – mavili taraftarların alınmayacağı maçta zaten hiç boş kalmayan sarı lacivert tribünler sezon başından beri onur mücadelesi dedikleri sahadaki oyunun galibiyetle sonuçlanmasını çok ama çok istiyorlar. 2 takımın oynadığı son maçı 2-0 kazanan Fenerbahçe o maçla birlikte aradaki farkı kapamaya başlamış ve şampiyonluğa giden yolda motivasyon sağlamıştı. Şimdi motivasyonlar da takımlar da futbol dünyası da çok farklı.

2 takım arasında bir karşılaştırma yaparsak ortaya çıkan tablo ise aşağıdaki gibi:

Trabzonspor

UEFA kupasından elenmelerine üzülmelerine fırsat kalmadan, soruşturmaya dahil olmasına rağmen şampiyon Fenerbahçe’nin ihracı ile birlikte Şampiyonlar Lig’ine gitti. Ve oradan da elenerek tekrar UEFA kupasına döndü. Ve ciddi ölçüde maddi kazanç elde etmiş oldu. Tesisleşme kapsamında devletten ciddi destek alarak her ne kadar şimdilik dalgaların gazabına uğrasa da Akyazı gibi dev bir proje ile ödüllendirildi. Avni Aker’in zemini ve stattaki çeşitli düzenlemeler için destek aldı. Soruşturmaya dâhil olmasına rağmen Türkiye’nin en büyük taraftar gruplarından biri resmi sitesinden kendilerini şampiyon ilan etti. Başkan ve asbaşkanının tutukluluğuna gerek görülmedi. Şampiyonlar Lig’i kararının ardından yurtdışı yasakları kaldırıldı.

Basın desteği sonuna kadar arkalarında oldu. Araştırmacı gazetecilik 0 tolerans noktasında her hangi bir sorgulamaya gerek bile duymadı. Anlaşılmaz bir şekilde averajla şampiyonluğu kaybetmiş başarılı takımın belkemiği Egemen, Selçuk,

Ceyhun, Jaja, Yattara, Engin gibi oyuncular elini kolunu sallaya sallaya ya da yönetim kararıyla takımdan ayrıldı. Özellikle Avrupa Kupası’nda boy gösterme şansı olmasına karşın kupalarda olmayan Galatasaray’a giden oyuncuların tercihi düşündürücü oldu.

Transfer sürecinde ise birçok yeni oyuncuyla anlaşma ve takımı yenileme şansları oldu. Trabzonspor şu an ligin 10. Sırasında ve garip bir şekilde teknik direktör Şenol Güneş yaşam mücadelesi verdiklerini söylüyor.

En büyük kayıp ise sempatik şehrin sempatik takımı ve sempatik başkan imajı.

Fenerbahçe Başkanı, 2 asbaşkanı, altyapı koordinatörü ve mali işler sorumlusu 5 aydan fazla bir süredir tutuklu.

Şampiyonlar Lig’inden ihraç edildi. Bu da maddi manevi ciddi kayıplara neden oldu. Lugano, Santos, Emenike, Niang, Guiza gibi oyuncularını kaybetmenin yanında transferlerini gerçekleştiremedi. Milli takımda sakatlanan, manen etkilenen oyuncular nedeniyle çok sıkıntılı günler yaşadı. Seyircisiz maç, erkeksiz maç, deplasman yasakları derken taraftarının desteğini alamadığı zamanlar oldu. Birçok hayati karar maçlarına en fazla 48 saat kala alındı ve takımın moral motivasyonu türbülansa girmiş uçak gibi gidip geldi. Basının tavrına gelince itibarsızlaştırma, yıpratma, yok etme üzerine kurulu bir çalışma tüm kamuoyunun gözü önünde ortaya kondu ve konmaya devam ediyor. Taraftarının yarattığı gelirler dışında maddi katkı almadı. Taraftar yaşam destek ünitesi görevi görüyor ve sonuna kadar takımı yaşatmaya kararlı.

Fenerbahçe averaj farkıyla ligin 2. sırasında. Pazar ola hayrola…

DİLEK NEŞE AÇIKER

twitter.com/dilekneseaciker

PAYLAŞ!
Etiketler: